kubram's profileyalan dünyaBlogListsGuestbookMore Tools Help

yalan dünya

gururlanma insan oğlu ölmemeye çarenmı var?

Custom HTML

January 02

anneler babalar ve anne adayları futfen ızleyın

Tum Anne ve Babalar,Ozellikle Anne Adaylari Lutfen Haberimizi Inceleyiniz..
http://www.herice.com/mail/video/kurtajcin.php

ya resul

 

 

 


kubra 

 

 

allahu ekber

 




kubra

  


AHUMME SALLİ ALA SEYYİDİNA MUHAMMED




(*)____(*)___ALLAH C.C RAZI OLSUN ____(*)___(*)




ALLAHUMME SALLİ ALA SEYYİDİNA MUHAMMED




SELAM VE DUA ILE...


 


ALLAH.CC.İLMİNE MUHTAC EL FAKİR


December 24

medıne

 "Bir Elime Ay’ı Bir Elime Güneş'i Koysalar,
Vallahi Ben Bu Hak Davadan vazgeçmem!"

Vazgeçmedin,Vazgeçmeyeceğiz Sultanım
November 29

kul

Image Hosted by ImageShack.us

nette durustluk

   

İNTERNET'TE......DÜRÜSTLÜK

Beni okuyorsanız eğer, buralara kadar ulaştıysanız yani, sizin de
bu ortamda dostluk ve sevgi aradığınızı ya da er geç arayacağınızı
düşünüyorum... Örneğin okumakta olduğunuz bu dergiye
emek veren kişiler, birbirini görmeden, tanımadan sevdiler,
dostluk adına çabalarını sürdürdüler... Birbirimizi görmeden,
tanımadan ve sadece "hissederek" yürüttüğümüz dostluk
ilişkisi yaşamımızdaki diğer ilişkilerden çok farklı gelişiyor..
Gerçek yaşamda önce fizikleriyle, giyim kuşamlarıyla, sonra da
fikirleriyle ve yaşam görüşleriyle, zihinleriyle tanışırız insanların..
Oysa burada, sanal ortamda, önce fikirler ve görüşler ön plandadır,
birbirimizi zihinlerimizle tanırız, severiz ( ya da sevmeyiz :) )
ve bazen de tanımak isteriz, görüşür tanışırız....Değer verir,
dost oluruz.. Çok sevdigim bir şair ve filozofun, Halil Cibran'in
sözlerini yazım süresince paylaşacağım sizlerle:
"Dostunuz size
aklından geçenleri açıklarken ne 'hayır'ı ne de 'evet'i
ona söylemekten korkmayınız. Ve o sustuğunda yüreğiniz
onu dinlemeyi sürdürsün; eğer dostun senin içindeki denizin
alçalacağını bilmek zorundaysa, bırak yükseleceğini de bilsin..
Yanlızca zaman öldürmek için aranılan dost nedir ki ?
O, sizin ihtiyacınızı karşılamak içindir, yoksa anlamsız
boşluğunuzu değil.. Ve dostluğunuzun uyumunda,
bırakın kahkahalar yükselsin ve zevkler paylaşılsın..."
Bazen bu büyü bozulmasın diye, dürüst olamadığımız için,
bu tanışmayı istemeyiz. Karşımızdakinin dürüstlüğü veya
bizimki. Bir şekilde kafamızda hep dürüstlüğü sorgularız,
güvenmek isteriz yazılana, dostlarımıza.... Gerçekten o kişi mi...
Gerçekten böyle mi düşünür.O mu gerçekten bizim etkilendiğimiz,
sevgi duyduğumuz... Yoksa yalan mı bize söyledikleri... Yoksa...
Yoksa... Bize sevgiden bahseden, yüce duyguları bayrak etmiş
kişi, evinde eşini veya çocuklarını döven biri mi? En azından,
insanları, iddia ettiği kadar sevmiyor olabilir mi? Zaman içinde
tanıdıkça kuşkular başlayacaktır... Hiç kimse yalanı sürekli
sürdürecek kadar zeki değildir...Ve hiç kimse de bu yalanlara
sonsuza kadar inanacak kadar saf değil...Dürüstlük, özgürlük
demektir ve özgürlük kısıtlanmamalıdır asla...
"Özgürlüğünüz,
kendisine vurulmuş olan zincirlerinden kurtulduğunda,
daha büyücek bir özgürlüğe zincir olur."
Sürdürmeye
çalışacağımız yalan, hatırlamak zorunda olduğumuz uydurma
kişilik en çok kendimizi rahatsız edecektir bir gün... İnsan
karşısındakini bir süre aldatabilir belki... Hatta uzun bir
süre de bunu devam ettirebilir... Ama kendini kandıramaz,
bunu hep sürdüremez. Sürdürürse, kişilik sorunları
başlayacaktır, yarattığı kahramanı yaşatmaya çalışırken,
kendisini yaralamış, hatta öldürmüş olabilir...
Ne kaybederiz oysa, ne olur boyumuz kısa veya uzun ise,
zayıf veya şişman isek... Sağlığımız yerinde veya değil ise...
Eksiklerimiz varsa... Paramız olsa veya olmasa...
Veya o filmi görmemişsek, o şiiri duymamışsak....
Ya da o ülkeye gitmemişsek...Sesimiz güzel değilse...
O konuya yabancı isek....Söylediğimiz yaşta değilsek...
Manken-fotomodel bir kadın veya atletik vücuda
sahip bir erkek değilsek.. Ya da yaşamımızda olmadığını
söylediğimiz birileri varsa... Ne farkeder dostluk adına..
Yalanların esiri olarak yaşamak ve
bir gün herşeyden kaçmaktansa,
dürüst olmayı denesek dostlarımıza ve kendimize...
Yarattığımız dünyanın birgün başımıza çökmesindense...
Daha kötüsü, bir başkasının dünyasını yıkmaktansa....

"tıpkı okyanusun sahilinde durmadan kumdan
kaleler yapan ve sonra da bir vuruşta
gülerek yıkıveren çocuklar gibi. Oysa sizler kumdan
kaleler yaptıkça okyanus sahile daha çok kum yığmaktadır,
ve yaptığınız kaleleri yıktıkça okyanus sizlere gülmektedir.."
Kendine mükemmel bir kişilik yaratmak çok kolay...
Zor olan, olduğunu dürüstçe olabilmek... En acı gerçeğin
bile en güzel yalandan üstün olduğunu hatırla...
Dürüstlük temelinde oturan dostlukların daha değerli
ve uzun ömürlü olacağını ta içinde biliyorsun...
Unutma,uzun vadede dürüstlük her zaman galip gelecektir...
Kendini zor olsa da, acı olsa da, kabullen... Çünkü sen biriciksin,
çok değerlisin. Sonradan acısını çekeceğin hayalleri
yaratma..
"Acınız, idrakinizi kaplayan kabuğun kırılmasıdır.
Nasıl ki, bir meyvanın yüreğinin güneşi görebilmesi
için kabuğunun çatlaması gerekir, acı da sizin için öyledir.
Kalbinizi güncel yaşantınızın mucizelerine hayran tutabilseydiniz,
acınız mutluluğunuzdan daha az görkemli olmazdı. Tıpkı;
tarlalarınızdan geçip giden mevsimler gibi, yüreğinizin
mevsimlerini de kabul edebilseydiniz, Pişmanlık ve üzüntülerinizin
Kış'ında çevrenize huzur içinde bakabilirdiniz... Acılarınızın çoğu
kendinizce seçilmiştir. İçinizdeki hekimin hastalıklı benliğinizi
tedavi amacıyla verdiği tatsız ilaçtır... Bu nedenle, içinizdeki
hekime güvenin ve uzattığı devayı sükûnetle ve yatışarak için.."

Karşındakine güvenmek istiyorsan,dürüstlük arıyorsan,önce
kendini güvenilir kılmalısın. Bunun da yolu; acı da olsa,
zor da gelse kendinle tanış ve bize seni sun..
Çünkü biz seni seviyoruz, klavyenin tuşlarındakini,
sahte dostu değil, sadece ve tam da şu halinle seni...

Ali Soysal

 

   Image Hosted by ImageShack.us


November 01

ah ah canlarım


-------==========================-----------
{amin}
__________________
İNANDIĞI DAVAYI YAŞAMAYAN İNSANLAR YAŞADIĞI HAYATA İNANMAYA BAŞLAR

BİZ ÖLMEK İÇİN DOGDUK ÖLMEMEK İÇİN ÖLDÜK



October 30

vatan



October 22

vatan bolunmez

"http://www.resimcity.com/data/media/98/www.resimcity.com_turk_bayragi_resimleri_9.jpg" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.           Bayrak yere düşerken
alkışlayan piçleri
Kahredecek Türk milleti
Destek veren güçleri
Meleküt aleminde
Destan olan can bizim
Dalgalansın  Bayrağım
Üstündeki kan bizim
Dört aylık bebelere
Kurşun sıkan nerdesin
Nereye gidersen git
Öleceğin yerdesin
Her  günüm cenaze her  günüm şehit    bunların sebebı bır ıt  oğlu ıt   uyan TÜRK evladı! uyuma uyan 30 kupona alınmadı bu VATAN  PKK ya karşı bir damla bile olsa düşmalığın varsa bu mesajı   herkese ilet   şunu da unutma ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ NE MUTLU TÜRKÜM dİYENE   

BÜTÜN ŞEHİTLERİMİZİ RAHMETLE ANIYORUZ...
 
 

Ana bu sabah yine erken uyandık
Botları boyadık,düzeni yaptık
Sabah sabah iştimada dimdik ayaktaydık
Ben şehit olacağımı hissetmiştim anne
NAZ!! - ait Avatar 
Bir emir geldi babacan komutandan
Araçlara bindik tam teşhizat hep bir andan
Karamanlı başladı dua okumaya ağzından
Ben şehit olacağımı hissetmiştim anne


Mataramda ki su sanki zem zemdi
Tetiğim gül oya,süngüm bir çiçekti
Yüreğimde ki sevda daha bir depreşti
Ben şehit olacağımı hissetmiştim anne

Sen geldin aklıma giderken göreve
Sivaslının gözündeki yaşa takıldı aklım
Sordum kendi kendime acep niye
Biliyordu o da kavuşmayacaktı nişanlısı Emine'ye
Ben şehit olacağımı hissetmiştim anne

Bir ses duyuldu önce kulaklarım oldu sağır
Az sonra geldim kendime koştum cenke
Arkadaşlar dökülüyordu tek tek yere bağır ALLAH diye bağır
Gözümde ki yaş düşmüştü gönlüme orda oldu kahır
Ben şehit olacağımı hissetmiştim anne

Vatan içindi dökülen kanlar yere
Çakallar karşı cephede mehmetçikler yerlerde
Tokatlı,Yozgatlı düşmüş kalmışlar üst üste
Allahım sen onlarında gazasını mübarek eyle
Ben şehit olacağımı hissetmiştim anne
Doğduğum anı bilmem ama anam
Ölürken son sözüm oldu VATAN
Helaldir ona bu uğurda verilen her can
Ana ağlamaysın oğlun oldu şehit OSMAN
Ben şehit olacağımı hissetmiştim anne
VATAN SAĞOLSUN

alıntıdır

 

July 09

Konuşulan konu DUAMIZ..

 

 

 MEVLANA'DAN

 
 

DUA,DUA,DUA …

 

HUZURUN DİLENDİĞİ,UMUDUN TÜKENMEDİĞİ

ACININ PAYLAŞILDIĞI,HASTALIĞIN ANLATILDIĞI

ÇARELER ARANDIĞI YERDİR BURASI.

 

TEK YÜREK OLMANIN ADRESİ

ONLAR YÜZLER BİNLERCE DUALARIN OKUNDUĞU

MELEKLERİMİZİN ‘’BİTANE'’ OLDUĞU

ABLASI KARDEŞİ ABİSİ İLE HERKESİN DOST OLDUĞU

YERDİR BURASI.

 

SEVENLERİN YANIK SESLERİ,ANNELERİN AĞLAYIŞLARI

BABALARIN DUALARI,KARDEŞLERİN AMİNLERİ

YAPTIĞI YERDİR BURASI .

 

DUA DOSTLUĞU NEDİR BİLİRMİSİN ?

 

DUA DOSTLUĞU YÜREKTİR .

 

YÜREĞİN GÜZELLİĞİDİR.

 

YÜREĞİN BERRAKLIĞIDIR.

 

ÇIKARSIZDIR .

 

MENFAAT ARAMAZ DUA DOSTLUĞU .

 

SENDE UMUDUNUN TÜKENDİĞİNİ DÜŞÜNÜYORSAN KOŞ DOSTUM KOŞ

 

SANA BİR DUA EDEN OLSUN

 

SEN BİRİNE DUA ET!

 

BİLMEZSİN HANGİ KIRIK GÖNLÜN DUASIDIR KARANLIKLARI AYDINLATAN,

 

SANA UMMADIK KAPILAR AÇAN

 

BİLMEZSİN KİMİN İÇİN ETTİĞİN DUADIR ,SENİ BÖYLE AYAKTA TUTAN …

 

 

DUALARDA BULUŞALIM...

DAİM DUALAŞALIM ...

 

DUALARDA BULUŞMAK DİLEĞİYLE ...

 

 

 Doğuşumuz DUA, yaşantımız DUA, ölümümüz başlı başına bir DUA….

 

Doğuşumuz DUA, yaşantımız DUA, ölümümüz başlı başına bir DUA….

Hamd bütün kullarına karşı çok merhametli olan, gönüllerini dinin nurları ve güzellikleri ile doldurup aydınlatan Allah’a mahsustur.O, merhametiyle kullarını duaya teşvik için, lütfü keremiyle yüce yaradan Celal sıfatıyla değil, Cemal sıfatıyla tecelli ederek, “Yok mu dua eden, ona icabet edeyim! Yok mu istiğfar eden,onu mağfiret edeyim” buyuruyor.

Bütün kapılarını açıp aradan perdeleri kaldırıp, nerde olursa olsun her ne hal üzere olursa olsun, duaya izin veren, hatta bu izin ile yetinmeyip bu hususa teşvik için kullarına lütufta bulunmuştur yaradan.

Allah-ü Teala Bakara süresi, 186. Ayette, sayfa: 27’de, “Kullarım sana beni sorduğu vakit, (söyle onlara): Ben çok yakınım. Bana dua ettiği vakit dua edenin dileğine karşılık veririm. O halde kullarım da benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulabilsinler.”buyurulmuştur.

Ellerini açıp Yaradana yönelmedir dua. Bütün varlığımızla Yüce Allah’a teslim olmanın, istediklerimizi Allah’a ısmarlamanın adıdır dua. Sıkıntılı ânımızda da, rahatımızda da hep onunla beraber olmanın adıdır dua..

“Kim sıkıntılı hallerinde duasının kabul edilmesini istiyorsa, rahat haldeyken çok dua etsin.”buyurulmuştur.
“İnna lillahi ve inna ileyhi racıûn”(Muhakak biz senden geldik ve muhakkak ki sana döneceğiz)Başka gidecek yerimiz yok, başka sığınağımız yok sana sığındık.” diyerek boynumuzu bükmenin adıdır dua...
Gözyaşı dökerek her vakit Allah’a yalvarmaktır, her şeyi Allah’tan istemektir, istediğin vakitte ise sabırla beklemenin adıdır dua. Kendini yalnız hissettiğinde sığınacak bir limandır DUA….

Kişi kendi acizliğini anladığı vakitte O’Şemsi ezeliye sığınmanın adıdır dua.

Tek başına yapamayacağını muhtaç olduğunu itiraf edebilmektir dua..

Yalnız kaldığın vakitte yaptığı iyi amellerini hatırlayıp, gözyaşı dökerek Allah’a yalvarmanın adıdır DUA...

Bu durumda “dua” demek, özündekine yönelmek demektir…Sonuç olarak en büyük ve güzel ibadet özündekine yönelmektir!..

Özünüzdekine hem rahat hem de sıkıntılı anınızda yönelebilmeniz ve icabet edilenlerden olmanız temennisiyle..

Sevgiliye, En sevgiliye yakarışın adıdır DUA….

Güle Kokusunu Veren, DUAların sahibine Emanet olun…

 

__________________

 

 

 

Rabbim!...
Geldiğim, geleceğim, eğildiğim, ağladığım, yok olduğum, varlığında var olduğum tek
kapı ,tek yol SENSİN…
Varlığınla beni var et
Dualarımı kabul eyle
Tevbelerimi kabul et
Pişman olup, tekrar pişmanlıklarını yaşamayacak kullarından eyle beni
Kapındır; gideceğim tek kapı
Sevgindir; koyacağım kalbime en güzel sevgi…
ALLAHım!
Kalbimin kapısının kilidi, senin ismin olsun,
SENİ SEVİYORUM demeyi ve SANA ŞÜKRETMEYİ unutturma dudaklarıma...
Elimin, dilimin, gözümün, kalbimin, düsüncelerimin kirlerini arindir Allahim ...
Çoğalan acılarımı sil yüreğimden
Günahlarım çok, ellerim boş geliyorum sana hergün
Ölüme yaklaşan adımlarımı senin yoluna düşür…
Sadece senin yoluna…
Sadece senin…


 

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
"http://img143.imageshack.us/img143/4566/unnamed21ug.gif" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.

Get graphics at Nack.us
Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
June 1
Cumanız mübarek olsun...
Sordum sarıçiçeğe
Annen baban var mıdır?
Çiçek eydür derviş baba
Annem babam topraktır.

Sordum sarıçiçeğe
Benzin neden sarıdır
çiçek eydür derviş baba
Ölüm bana yakındır

Sordum sarıçiçeğe
Sizde ölüm var mıdır?
Çiçek eydür derviş baba
Ölümsüz yer var mıdır?

Sordum sarıçiçeğe
Evlat kardeş var mıdır?
Çiçek eydür derviş baba
Evlat kardeş yapraktır.

Sordum sarıçiçeğe
Boynun neden eğridir
Çiçek eydür derviş baba
Kalbim hakka doğrudur

Sordum sarıçiçeğe
Sen beni bilir misin?
Çiçek eydür derviş baba
Sen yunus değil misin?

Yunus EMRE

On friday Moslems  for private one day...

I for you will pray...

ALLAH gives you the favour...

Beautifull one evening...

Good night sweet dreams...

 
Feb. 19
Picture of Anonymous
asli wrote:
 
Dec. 1
selamlar cümleten güzel alan saygılar...
 
Nov. 22
armanwrote:
Nov. 17
bohwrote:

Image and video hosting by TinyPic

 

Image and video hosting by TinyPic

Ti offro

l'orchidea dell'amicizia

falla circolare di blog in blog

e seminiamo l'amicizia intorno a noi.

Baci .......Liano

 

Oct. 31
Aliwrote:
21 Ekim

MUTLULUK

MUTLULUK İÇİN

 

Mutluluk için…

GREENFLOWERDIVIDER.gif picture by erato12

 * Hayatın güçlüklerine katlanabilecek kadar İNANÇ,* Geleceğin daha iyi olacağına inanacak kadar ÜMİT,

* Doğru bildiklerin için mücadele edebilecek kadar CESARET,

* Topluma, ailene, İslam’a faydalı olabilecek kadar SAĞLIK,

* İhtiyaçlarına yetebilecek, zekâtını verebilecek kadar PARA,

* Başkalarının daima iyi yönlerini görebilecek GÖZ,

* Çevrenizdeki insanlara yardım eli uzatacak kadar CÖMERT,

* İnsanlardan karşılık beklemeden yapabileceğin İYİLİK,

* Hayatın zorluklarına karşı hayatı ve insanları kuşatacak SEVGİ,

* Yastık kadar yumuşak ve rahat bir VİCDAN,

* Dili, belini, kalbini, keseni ve gözünü haramdan saklayabilecek İRADE,

* Gördüklerinin, duyduklarının düzelmesini bekleyebilecek kadar SABIR,

* Günahlarını, noksanlarını itiraf edebilecek kadar FAZİLET,

* En kötü halinde bile Allah’ dan razı olabilecek kadar ŞÜKÜR varsa,

88753f4a8d61e369432c050836ac157a_we.gif picture by erato12

SEN MUTLUSUN   VE  BEN MUTLUYUM

Oct. 28
bohwrote:


 Questa piccola stella .mandala a ki ti ha fatto piacere conoscere nella vita... Io la mando a te con tutto il mio cuore ... Rimandala anche a me se ti ha fatto piacere conoscermi... Se te ne tornano almeno 4 domani, avrai una sorpresa ke aspetti da tanto tempo…rifiuta e perderai tutte le persone a cui tieni FELICE SETTIMANA .KISS

Image and video hosting by TinyPic

Oct. 18
yakuphan uluwrote:

Toplumdan kopuk bir şiir düşünülebilir mi? Toplumla ilgiler kurmayan bir şiirin gerçeklik değeri nedir?Herşeyden önce şiir,kasıtlı bir iradenin ürünüdür.Diğer taraftan şairi ve ürününü,içinde yer aldığı toplumun yaşama şartlarından,kültürel ve siyasi yapısından vareste düşünemeyiz.Şiiri besleyen,toplumun içinde cereyan eden olaylardır biraz da.Kadim zamanlarda topluma(topluluğa)yön gösteren bir konumu üstlenen şairler, günümüz toplumunda bir memurdur artık.İmar eden bir memur değil,toplumda ne gibi bir işlevinin olduğunu sorgulamayan bir memur.Şiiri besleyen bir toplumdan bahsediyoruz,toplumu besleyen bir şiirin sözü edilebilir mi?Ne yazık ki hayır.bu yeni zamanlarda toplumun şiire ihtiyacı yok ya da şiir okuma ihtiyacı hissetmeyen,hayatında şiire hatırı sayılır bir yer açma niyetinde olmayan bir toplumun üyeleriyiz. Şiirin meseleleri ile toplumun meseleleri arasında bir kan bağı kuramıyoruz.

Yaşadığımız toplumsal ve ekonomik şartlar,hızlı bir koşuşturmacaya dayalı,daha çok kazanç elde etmeye,daha rahat bir hayatın imkanlarına odaklı,maddeye,maddi kavrayışa,maddenin el üstünde tutulduğu bir ideale yazgılı şartlar.Böyle bir toplumda şiirin toplumdan beslenmesi ancak ilişkiler düzeyinde olur.Bu düzeyin ifadesini İsmet Özel’de buluyoruz: "İnsanın insanlarla olan bağlantısı ve insanın çevresiyle olan ilişkisi yüzünden yüreğinde,kafasında beliren çatlak belli bir duyarlık sahibi herkesi şiir okumaya muhtaç hale getirir.Getirmiyorsa artık kafaların,yüreklerin yerli yerinde bir işleyişi kalmamış demektir"

Şairin toplum içindeki yalnızlığını neyle açıklamalı?Bu açılamaya en isabetli kelime ‘çöküş’ kelimesi olabilir ancak.Toplumun en hassas yerindeki tehlikeyi sezebilen bir duyarlılık ustasıdır şair.Duyargaları topluma,adeta kalbine çevrilmiştir.Toplumların çöküş zamanlarında en gür,en yüksek,en tiz ses şairlerden yükselir.Akif’in şiiri,buna en çarpıcı örnektir.Akif’in şiiri("Hakkın Sesleri" şiiri)topluluk karşısında yüksek sesle okunabilen şiirlerdir.Bu anlamda modern epiğin ilk örneklerini oluşturur:

"İlahi,altı yüz bin müslüman birden boğazlandı…
Yanan can,yırtılan ismet,akan seller bütün kandı!
Ne masum ihtiyarlar süngüler altında kıvrandı!
Ne bikes hanümanlarişte,yangın verdiler,yandı!
Şu küllenmiş yığınlar hep birer insan, birer candı!"

Akif’in, şiirlerinde kullandığı kelimeler,kendi toplumunun kelimeleridir aynı zamanda.Octavio Paz’ın ifade ettiği gibi "Bireysel dil,şair tarafından biçimi değiştirilen veya sırları ortaya saçılan ortak dilin kendisidir."Mehmet Akif,içinde yaşadığı toplumun dil hazinesinden kelimeler devşirmiş,karşılığında da topluma hayat vermiştir.Günümüzde bu karşılık gelen hayatiyetin,kan pompalamanın sahiciliğine ve besleyiciliğine şahit oluyor muyuz acaba?Özcümle,içinde yaşadığı topluma hayat veren bir şairden bahsedebilir miyiz?

Oct. 6
yakuphan uluwrote:

Arşa çıktım düşlerimde
Alev………
……….Alev
Yanıyordu her yer.
Yukarıya yükselirken alazlar
Vücudumu yalayarak geçiyorlardı.
Baktım bedenime…
Kavurucu sıcaktan

Su kaybetmiş…
Yavaş……
…………..Yavaş
Eriyordu.
İçimde ki susuzluk…
Dışarıda ki alevlerin…
Sıcaklığından da beterdi.
Ciğerlerim kavruluyor…
Her yanıma diri diri..
Kezzap dökülüyordu sanki.



Burasının neresi olduğu konusunda
Bir türlü karar veremedim.
Niçin orada olduğumu bilemedim.
Neden yandığımı ise
Bir türlü çözemedim.

Nice zaman sonra…
Kavrulurken alazlarda…

Münker ve Nekir’i gördüm.
İşte o zaman anladım ki
Ben…
Aşkın ATEŞİNDE yanmaktaydım.

İsrafil çalınca sur borusunu…
Anladım bu kıyametin sonu.
Zar zor uyandım uykudan
Korkarak kalktım yatağımdan.

Hemen koştum aynaya…
Suratıma baktım.
Mahşerin izleri…
Hala duruyordu bedenimde
Aldım Kuran-ı Kerim’i hemen…
Döndüm secdeye…
Tövbe ettim Allah’ıma
Aşkın ateşini…
Hiçbir kulana verme…
Yarap dedim.

Sept. 26
cenap aydinwrote:
        KANDILINIZ MÜBAREK OLSUN                                          
                                                  Selam ve dua ile
Aug. 16
cenap aydinwrote:

ALLAH DAN KORKANA, ÖLÜM YAR GELIR.

ÖLÜMDEN KORKANA, DÜNYA DAR GELIR....

                                                                        Selam ve Dua ile

Aug. 8
June 30
ahmed akwrote:
dudağıma borçlu olduğum dualar

İki yakamızdan tutulup �Niye şunlar için dua etmedin?� diye hesap sorulacaksa, uzunca bir liste hazırlamalıyız kendimize. Bu listeyi de �dudağımıza borçlu olduğumuz dualar� diye adlandıralım.
Unutulmuşluğun kuyusunda, ilgisizliğin hiç tırmanılmayacak yamaçlarında, anlayışsızlığın körlüğe ittiği karanlıklarda hiçbir dile değmemiş/belki hiç değmeyecek, hiç akla gelmemiş, hiçbir acıyı uyandırmamış nice haller vardır kim bilir?

Tekini kaybetmiş çoraplar duayı hak etmez mi meselâ?

Ters döndürülmüş kaplumbağalar için dua ediyor muyuz meselâ?

Gönderileninin gönderildiğinden habersiz kalmış hiç okunmamış mektuplara acıyor muyuz meselâ?

Hiç kimsenin görmediği, görse de anlayamadığı çocuk gözyaşları için ağlıyor muyuz meselâ?

�Yılın adamı� ödülünü alırken karısını üzdüğüne, çocuklarını kırdığına sessizce ağlayan, plaketle poz verirken içten içe utanan, aldığı her övgüyle içindeki utancı dilsizleşen, her adam sayılışında içinin sesine sağırlaşan (bu) adam için bir dua yok mudur meselâ?

Dillere destan olası bir şiire çok daha iyi gidecekken yerini haksız yere şöhret olmuş anlamdaşına kaptıran bir kelime için gözyaşımız yok mu meselâ?

Sahiden ağladığı halde �timsah gözyaşları n�olacak?� diye aşağılanan bir timsahın duygularının şablonlarda yitirilişine acıyor muyuz meselâ?

İçtenlikle güldüğü halde �sırtlan sırıtışı� diye karşılık vermediğimiz bir sırtlan tebessümünün önyargılarda eriyişini dert ediyor muyuz meselâ?

Az önce cinnetle kendi elleriyle öldürdüğü sevdiklerinin bedenlerinin başında �ah şu saati bir geri alsam!� diye yalvaran bir katilin ancak silahı kendi şakağında patlatarak susturduğu o kavurucu pişmanlığın alevini dilimize değdirdik mi hiç meselâ?

Utanılacak hallerden utanmayı unutmuş birinin ara sıra da olsa yüzünün kızardığı oluyordur değil mi? Utanmayı hatırladığı o çatlaklardan onun kalbine baraj suları gibi hemencecik ve hızla sızacak dualarımız birikiyor ve bekliyor olmasın mı dudağımızda?

İyice bakınız, güzelce okuyunuz: Mustafa Merter, Dokuz Yüz Katlı İnsan (Kaknüs Yayınları)

Başını örtmek isteyenlerin başını örtebilmesinin başını örtmeyenler üzerindeki baskısını kaldırdığın gibi Allah�ım,

Başını örtmek isteyenlerin başını örtebilmesinin başını örtmeyenler üzerinde baskı yapacağı ihtimalinin başını örtmek isteyenler üzerindeki baskısını da kaldır,

Başını örtmek isteyenlerin başını örtebilmesinin başını örtmek isteyenler üzerinde baskı yapacağı ihtimalini başını örtmek isteyenler üzerine baskı yapanların akılları üzerindeki baskıyı da kaldır.

Başını örtmek isteyenlerin başını örtebilmesinin başını örtmeyenler üzerinde baskı yapacağı ihtimalini -hiç inanmadıkları, inanmak istemedikleri halde- başını örtmek isteyenler üzerine baskı yapmak zorunda kalanların üzerindeki siyasal baskıları, sosyal klişeleri de kaldır.

�Kadından kendisinde olmayanı isteriz/Hasret yerinde kalır ve biz çekip gideriz� diyen şairin (Necip Fazıl) dediğince gizli bir gündemi kalbinde saklarken Leylâ�ya takılıp kaldığını bilmeyen sözde Mecnûnlara da bir diriliş çölü nasip eyle Allah�ım.

Hiçbir erkeğin üzmediği, hiçbir erkeği üzmeyen bir kadının da olabileceğine inanabilen erkek kalbini bekleyen hüsranı şimdiden onar ki, kadınlar da bilmeden zalim olamayabilsinler ey Rabbim.

Bana kalbimden de yakın olduğunu, kalbime benden de yakın olduğunu bilerek, kalbime mukayyet olmakta benden daha iyi olduğunu anlayacak bir kalp ver bana ey kendimde sakladığım sırlarımı da kendimden sakladığım sırlarımı da bilen Rabbim.

�Bağışlamayı, menekşenin kendini ezen topuğa anında bulaşan güzel kokusu� diye bilen inceliği benim kalbime de bulaştır ki, Seni Sadi-i Şirazî�nin �Ben günah işlerim, O utanır!� diye bilenlerden olayım ey Rabbim.

Edemediğim dualarımın da olduğunu, her hamdim için ayrıca ve daha büyükçe bir hamd daha borçlandığımı, borcumu ödemeye her niyetlenişimde yeni ve daha büyük bir minnetle borçlandığımı bilecek bahtiyar borçlulardan eyle beni ey Rabbim.
 
senai demirci
selam ve dua ile kardeşim


Sana bir dua eden olsun
Sen birine dua et!
Duasız üşür yürekler...

Biliyor musun?..
Başkasına dua ettiğinde, aslında sen kendine dua ediyorsun!
Ne kadar çok kimse için dua edersen, o kadar çok KAZANIYOR YA DA
KAYBEDIYORSUN!

Çünkü melekler,
Duan, rahmet ve hayr ise: " Bir misli de sana olsun, amin",
Duan zulmet ve ser ise: " Bir misli de sana olsun, amin" derler...

Dua: içimizle muhasebe olunacağımız bir SIR dır..
Bir ayna gibidir tıpkı, içimizi yansıtır bize…
Rabb'e sunulan bir arzuhaldir dua, geri döner bize o kapılardan
yüreğimizce.. Hep hayra dua edenlerin, maddeten ve manen hayýrlara ermesi, þerre
dua edenlerinse, rahmetten mahrum kalması bundandır iste..

Duasız üşür yürekler bil!..
Sana bir dua eden olsun
Sen birine dua et!

Bilmezsin hangi kırık gönlün duasıdır karanlıklarını aydınlatan,
sana ummadık kapılar açan..
Bilmezsin kimin için ettiğin duadır, seni böyle ayakta tutan...



Hiç üşümesin yüreklerimiz için,
Dualarda buluşalım..selam ve dua ile..

June 4
ahmed akwrote:
Ney Olup Ağlamaktır En Güzel Duamız

Dinle neyden ki hikâye etmede, Hep ayrılıktan şikayet etmede Mevlânâ’nın mesel dünyasında, ney insanı temsil eder. İnsan da, tıpkı ney gibi, içinde nefes saklamaktadır. İnsanın her sözü, bir özleyişin ve bir ayrılığın ifadesidir. İnsanın iç çekişleri, aslından ayrı olmanın hüznünü, yuvadan uzak olmanın sancısını yansıtır. Kamışlıktan kopardıklarından beri beni, Feryadım ağlatır her kadını ve erkeği. Kamışlık neyin anayurdu ve evidir. İnsan da tıpkı ney gibi cennetten, yani yuvasından ayrılmıştır. Kalbinin ebedî muhabbetle doyduğu cennetten dünya gurbetine sürülmüştür. İnsan kalbi, tıpkı ney gibi, fena ve zevalin, ayrılık ve yokluğun yaşandığı bu dünyada, inceden inceye feryad etmektedir. İnsan ruhu olması gereken yerde değildir; geçmişe ait hüzünler ve geleceğe ait kaygılar, aslında hep bu uzaklığın sözsüz ve sessiz ağlayışından ibarettir. Ayrılık parça parça eyledi sinemi, Anlaşılır eyleyeyim diye aşk derdini. İnsan duyguları göğsünde açılan yaralar gibidir. Tıpkı neyin göğsündeki deliklere benzer duygular. İnsana üflenen ruh da, bu deliklerle ifade eder kendini. Evden uzak kalmanın derdi, Ebedî Sevgili’den ayrı düşmenin sızısı, insanın kalbinden dışa doğru açılan duygularla sese gelir, söze dökülür. Her kim ki, aslından uzak ve ayrı kalırsa, Kavuşma zamanını bekler durur ya. İnsan, En Sevgili’den uzak olup asıl yurdundan ayrı kaldıkça, kalbi hep bir buluşmanın ardı sıra koşar. Kalbi gurbete razı olmaz, ruhu ayrılığa dayanamaz. Dünyaya razı değildir; sevince ebediyen sevecekmiş gibi sever insan. Sevdiğini, hiç ölmeyecekmiş farzedip öyle sever. Sınırlı bir zamanda sevmek, ölünceye kadar sevmek insan kalbinin işi değildir. Ölümlü dünyada her aşk yarım kalmıştır, belki hiç başlamamıştır insan için. Bir başka yerde, hiç ayrılmamak üzere kavuşacağı zamanı bekler durur. Çünkü onun yurdu burada değil ötelerdedir. Ben ki her cemiyetin ağlayanıyım, İyilerin de kötülerin de yârânıyım. İnsan, dünyada tamamlanmamışlık hissiyle yaşar, her daim eksiği vardır. Eksikliğini çektiği şeyler sayısınca özlemleri vardır. Erişmek istediği ufuklar kadar geniş idealleri vardır. Her nerede olursa olsun ağlar haldedir insan. İyiler de kötüler de aynı hal içredirler ki, hepsine sırdaştır neyin ağlayışı. Herkes kendince bana dost olmaya bakar, Sohbetimden sırlar öğrenmeye yol arar. Her insan, adını ne koyarsa koysun, bu derin ayrılığın sancısını çeker. Dile gelen her şikayet, kalbe düşen her hüzün, bu ayrılıktan kaynaklanır. Ayrılığın farkına varmayacak denli gafil olanlar da, ayrılığı inkâr edip bu dünyaya razı olanlar da, başlarını kalplerini bu ayrılık sızısından kurtaramazlar. İnsanlığın temel acıları değişmez; ama bu acıların sırrı da herkese açık değildir. Sırrım ağlayışımdan uzak değil gerçi, Ancak her göz ve kulağa âşinâ değil ki. Aşkın sırrı, ötelere aşina olanların kârıdır. Gördüğünü gördüğünden ibaret bilen, duyduğunu duyduğundan ibaret bilen gözler ve kulaklar öteleri görmeye hazır değildir. İnsanın ağlayışının sırrını, insanın tamamlanmamışlığının hikmetini, ancak gördüğüne razı olmayan gözler görebilir, duyduğundan ötesini duymak isteyen kulaklar işitir. Feryat herkesin kulağına erişiyor, ağlamanın göz yaşı herkesin gözüne değiyor ama sır gözün gördüğünden ve kulağın duyduğundan ötededir. Can ile ten gizli değil birbirinden, Lâkin canı görmeye izin yok tenden. Bu âlem ruh ile cesedin birlikte olduğu, mânâ ile maddenin eş olduğu bir âlemdir. Görünmeyen gayb âlemi görünen şehadet âlemine komşudur. Ancak alemdeki her şeyi bir başkasını gösterir bir harf olarak görmeyen için gaybı görmeye izin yoktur. Oysa, görünen alem görünmeyene şahit olmak için yaratılmıştır. Ancak tende kalıp canı aramayan, görünen alemin şahitliğine perde olmaktadır. Neyin sadâsı ateştir hava sanma, Kimde bu ateş yoksa yazık ona. Ney, ayrılığın acısını seslendirmededir; o halde ona söylettiren hava değil ayrılığın ateşidir. Bu ateş olmasaydı, ney böylesine ağlamazdı. Gurbette olduğunu farketmeyen için de ayrılık ateşi diye bir şey yoktur; sılayı özlemeyenin sesi sedâsı çıkmaz. Sevgili’den ayrılık derdi olmayanın diline yakarış değmez. Sürgün olduğunu bilmeyen ateşsiz ve heyecansızdır; onun dudağına aşkın sözü erişmez, onun kalbine aşkın ateşi düşmez. Neyin tesiri aşk ateşinden, Şarabın hâli aşk cilvesinden. Şarab, yaratılışı temsil eder Mevlânâ’nın mesel dünyasında. Serap gibi aldatıcı değildir şarab. Yokluk acısı serap gibi ümitsiz bir acı verir. Varlık ise, Sevgili’ye yakınlığı haber veren ümit dolu bir hüzün verir. Zaten bütün bir alemin coşkusu, zerre zerre hareket etmesi de, Sevgili’ye erişmenin, O’na dönmenin cilvesindendir. O’ndan gelip O’na gitmenin heyecanıdır kâinatı velveleye veren. İnsana bu heyecandan daha fazlası düşmüştür; onun kalbinde aşkın heyecanından fazlası, yani aşkın ateşi vardır. Cilveyi besleyen ateştir, hareketi sağlayan ateştir. Yârden ayrılmışın derdiyle dertlendi ney, Kavuşmanın önündeki perdeleri parçaladı ney. Ayrılık derdinin kendisi, kavuşmanın devasıdır. Çünkü aramadıkça bulunmaz. Bizi dertsiz eyleyen her türlü rahatlık, bize ayrılığın acısını unutturan her türlü gaflet, asıl derdimizdir bizim. Ağlayışımız ve yakarışımız, özlemlerimiz ve arzularımız yaramıza devadır. Derdimiz devamınızın kendisidir. Dertsizliğimiz en büyük derdimizdir. Neyin ayrılık derdiyle dertlenmesi, Sevgili’yi gizleyen perdeleri yırtıp parçalıyor; duamızı dillendirdiğimiz anda gözümüze ve gönlümüze pencereler açılıyor. Ney gibi zehir ve tiryak olamaz, Ney gibi dost ve müştak olamaz. İnsanın ney gibi ağlayışı ve inleyişi, görünüşte bir zehirdir ama çareye götürdüğü için en güzel ilaç ve tiryaktır. Neyin inleyişine benzeyen dualarımız ve yakarışlarımız sayesinde Sevgili’nin yoluna düşeriz ki, yakarışlarımızın ne kadar dost ve müştak olduğunu gösterir. Ney kana bulanmış yoldan söz açar, Mecnun’un kıssasını anlatıp açıklar. Neyin sızısı kanlı gözyaşlarına konu olmuş bir aşk yolunun habercisidir. İnsan da, Sevgili’ye ulaşmak için kanlı gözyaşlarını dökmelidir. Mecnun gibi, Leylâ’nın yolunda çöllere düşüp, başka her şeyi yok bilmedikçe, bu aşkın hakkını vermiş olamayız. Şükür ki, bize düşen Leylâ değildir sadece. Leylâ’dan Mevlâ’ya yol vardır ki, Mevlâ’ya götüren Leylâ’lar da bizim çölümüzdür. Bu yüzden, Mecnun’dan çok daha fazlası beklenir Mevlâ’nın yoluna düşmüş olandan. Leylâ’ların hepsine “Lâ ilâhe” demeli ki, Mevlâ için “İllallah” diyebilsin.
Senai Demirci
selam ve dua ile KARDEŞİM

Apr. 24
Apr. 13
Spacesin güzel olmuş bayağı uğraştığın belli oluyo emeğine ve ellerine sağlık başarılarının sadece spaces.Alanında diyil her alanda olmasını dilerim umarım bu zor ve kötü hayat ta hep başarılı olursun K.i.b BY BY kndi alanımada beklerim gelip gelmemen sana kalmış ... KraL-ßeY Image Hosted by ImageShack.us
Mar. 18
Gökan ATİKwrote:

          
Dj Clup Gökan ATİK! Tam EKRAN!                                                Hoş Sohbet : http://www.xatech.com/DjClup

 
Mar. 5
BARANwrote:
uzun  zamandır yoktun ama geldıgın  bellı  oluyor sıten cok harıka olmus ellerıne saglık kendıne ıyı bak.
Mar. 4
Mar. 3

 

SİZ EY imana ermiş olanlar! Cuma günü namaz için çağrıldığınızda her türlü dünyevî alış verişi bırakıp Allah'ı anmaya koşun: eğer bilseniz, bu sizin yararınızadır.
Ve namaz bittiğinde yeryüzüne serbestçe dağılın ve Allah'ın lütfundan (rızkınızı) aramaya devam edin; mutluluğa ulaşabilmek için de Allah'ı sıkça anın!
Ama insanlar, dünyevî bir kazanç (fırsatı) veya geçici bir eğlence gördükleri zaman ona doğru koşup seni ayakta (ve konuşur durumda) bırakıverirler. De ki: "Allah katında olan, bütün geçici eğlencelerden ve bütün kazançlardan çok daha hayırlıdır! Ve Allah rızık verenlerin en iyisidir!"


(cuma suresi. 9-10-11)


Kırmızı gülHayirli Cumalar.. Kırmızı gül
Feb. 15
es selamün aleyküm ve rahmetullahi ve berakatuh.cumanız mübarek olsun.RABBİM cuma gününün feyzinden bereketinden nasibini alan kullarından eylesin RABBİM cuma gününün yüzü suyu hürmetine ibadet ve dualarınızı RAVZAYI MUTAHHARADA MEDİNEYİ MÜNEVVEREDE MÜZDELİFEDE NİNADA KABEDE VEDE ARAFATDA yapılan RABBİMİN katında asla geri cevrilmeyip kabul olan dua ve ibadetlere dahil eylesin.selam ve dua ile ALLAH C.C EMANET OL.
Feb. 15
 
Hayırlı cumalar Allah yar ve yardımcınız olsun
Selam ve dua ile...
Feb. 1
Feb. 1
merhaba size bir armagan bırakıyorum eger sohbetimize katılırsanız sevinirim.eger rahatsız olursnaız silebilirsinzi özür dilerim.hakkınızı helal edin.kib a.e.o 
Get your own Chat Box! Go Large!
Jan. 28